Kahvaltıyı atlamanın çıkmaz bir yol olduğunu görünce, kendime başka yollar
aramaya başladım. Lida zayıflama hapı ile bana sürekli olarak düzgün
kahvaltı etmem gerektiği söylendi. Bu sefer öğün atlamayacak ama öğünlerde tükettiğim yiyecekleri
azaltacaktım. Öncelikle hangi besinlerin kilo yaptığını bularak onları günlük
beslenmemden çıkarmaya karar verdim.
Halk arasında ekmek ve ekmek grubu yiyeceklerin çok kilo yaptığına dair ortak
bir inanış olduğu için ekmek, makarna, pirinç gibi karbonhidrat içeren besinleri
tamamen kaldırdım.
Bunları kaldırınca ızgara et, tavuk, balık, salata, sebze ve yoğurttan başka bir
şey kalmamıştı elimde. Bunlarla da Lida hapı ile fayda sağlayabilecektim. O dönemler sebze ve salatayı pek sevmezdim ama karnımı
doyurmak için onlarla iyi geçinmek durumundaydım.
Öğünlerde hiç karbonhidrat almıyor, yağsız tuzsuz salata ve kuru, saman gibi
ızgara tavuk göğsü yiyordum.
Bu zevksiz yemekleri yerken karnım çok aç olmasına rağmen isteksizce yiyor ve
aklımdan sürekli börekler, makarnalar, hamburgerler ve pizzalar geçiyordu.
Televizyonda yemek programlarını izlerken midem beynime, "Boş ver diyeti, git
buzdolabını boşalt," diyor, tükürük bezlerim sanki yemek yiyormuşum gibi salgı
üretiyor, ağzım sürekli sulanıyordu. Lida kullananlar tayfasına
katıldıktan hemen sonra ise bunların hiçbirini aramaz oldum.
Vücudum adeta diyet yapmamam, kilo vermemem için elinden geleni yapıyordu. Bense
bu zorluklarla mücadele etmeye başlarda kararlı gözüküyordum. |