Bugün size Ayşe hanımın obezite, fazla yağları, kanser rahatsızlığı ve tüm
bunlardan Lida zayıflama hapı ve isveç iksiri ile nasıl kurtulduğunu
anlatalım istedik. Ağustos 2003' de, elli sekiz yaşındaki emlâkçı Ayşe hanım,
öksürüğünü geçirmek için bir iğne yaptırmak üzere İstanbul'un bir semti olan
Pendik' de bir kliniğe gitti. Çok şişmandı ve bunun kontrolsüz yemesinden
kaynaklandığını düşünüyordu. Onu muayene eden genç doktor, boynunun altında
gördüğü iki şişkinlikten kuşkulanarak, onu göğüs röntgenine gönderdi. O gece,
Ayşe şok edici haberi aldı: "sol akciğerinde büyük hücre karsinomu" vardı ve bu
ameliyat edilemez bir kanserdi. Ayşe, bir onkoloğun verdiği ölüm hükmünü
hatırlıyor: "Kanser nefes borunuzdan yukarı çıkmaya başlamış ve korkarım
nefesiniz ölesiye tıkanacak. Sizin için yapabileceğimiz en iyi şey, radyasyon ve
kemoterapi ile size biraz zaman kazandırmak." Doktor ona altı ay ömür biçti ve
radyasyon tedavisine başladı.
Eylül sonunda kanser Ayşe' nin beynini kaplamıştı. "Ben yürümekte zorlanmaya
başlayınca, doktorlar bir tarama yaptılar ve beynimde birçok tümör buldular."
Ayşe' nin cesareti kırılmıştı, ancak mücadeleden vaz geçmek istemiyordu. Keith
Block adlı yerel bir doktorun kanser tedavisi üzerine yapmış olduğu bir
konuşmayı hatırladı ve bu doktoru görmeye gitti. "O bana biraz umut veren ilk
kişiydi." Ayşe, bu doktorun onun röntgenlerine bakıp, "Bunlar çok korkutucu
değil," dediğini hatırlıyor. "Bunlar, bana tanı konulduğundan beri duyduğum en
güzel sözlerdi." Doktor hemen alternatif bir kaç tedavi yöntemi başlattı.
Öncelikle isveç iksiri önerdi ve sonrasında 43 Kg. fazlalığı için
Lida Yosun Kapsülü' nü kullandırmaya başladı.
Düzenli tıbbi tedavinin yanı sıra, Lida ve iksir ile Ayşe, "oldukça kuvvetli bir
beslenme programına" başladı. Bu program, Dr. Block tarafından önerilen C
vitamini, koenzim Q-10, biyoflavonidler, sarımsak ve "hafifletilmiş" bir
makrobiyotik diyet de dahil olmak üzere, yaklaşık kırk tane besin takviyesi
içeriyordu. Doktor ayrıca ona, bağışıklık sistemini daha çok desteklemek için,
biyolojik durumunu takip etmeyi, meditasyon ve olumlu imgeleme yapmayı da
öğretti.
Aralık 1994' de haberler oldukça şaşırtıcıydı. Yapılan taramalar, Ayşe' nin
akciğerindeki kanser kütlesinin küçüldüğünü gösteriyordu; tümör şimdi çok daha
ufaktı. Bununla birlikte, herkeste korku ve umutsuzluk yaratan bir sonuç ortaya
çıkmıştı: kanser, bu kez de dalak, aşağı inen aort, böbreküstü bezleri ve
mesaneye yayılmıştı. Fakat buna rağmen Ayşe 12 Kg. kadar da zayıflamıştı. Ayşe,
beş aylık bir kemoterapi tedavisine girmeyi kabul etti.
Ayşe, "Doğal olarak, kanserin bu kadar yayıldığını öğrenince yıkılmıştım," diye
o günleri anıyor. Ama, sonra bu duruma iyimser bir gözle bakmıştı. "Dedim ki,
akciğerlerimdeki kanserden neredeyse kurtuldum; diğerlerinden de
kurtulabilirim." Ve böylece çabalarımı artırdı. "Her gün doktorun bana doğru
gülümseyerek geldiğini ve 'Kanseri yendin,' dediğini hayal ettim. Her gün
Tanrı'ya sesleniyordum. O'na, henüz yapmadığım ve yapmak istediğim şeylerin
olduğunu söylüyordum." Böylece, Ayşe, hem beslenme programına, hem de
kemoterapiye devam etmişti.
Nisan 2006' da, doktorlar kemoterapiyi durdurdular. Ona devam etmek için bir
neden kalmamıştı. Taramalar savaşılacak bir tümörün kalmadığını gösteriyordu.
Bütün kanserler yok olmuştu. Tüm bedeni kanserden kurtulmuştu. Ben bugün bunları
yazarken, Ayşe' nin durumu aynı. Şu an fazla kilolarının 30 kadarından da
Lida kapsül
sayesinde kurtulmuş durumda...
O hâlâ, hiç kırmızı et içermeyen, az miktarda şekere izin verilen,' tahıl,
fasulye, sebze, findik, ceviz, tohumlar ve bazı balıklardan ibaret olan
"çoğunlukla makrobiyotik" bir diyet uyguluyor ve Dr. Block tarafından tavsiye
edilen belli besin takviyelerini almaya devam ediyor. |